Otomobillerin dış tasarımında hem estetik hem de güvenlik açısından en kritik unsurlardan biri far grubudur. Zamanla güneşin dik gelen ultraviyole (UV) ışınları, yol tozları, çamur, kimyasal yıkama şampuanları ve hava kirliliği gibi dış etkenler nedeniyle far plastiği üzerindeki koruyucu tabaka aşınır. Bu aşınma sonucunda far camında matlaşma, sararma ve hatta çizilmeler meydana gelir. Far temizleme işlemi, polikarbonat malzemeden üretilen bu şeffaf yüzeyin üzerindeki matlaşmış tabakanın arındırılarak farın tekrar ilk günkü berraklığına kavuşturulması sürecidir. Bu uygulama sadece görsel bir güzelleştirme çalışması değil, doğrudan doğruya aracınızın gece sürüş güvenliğini ve görüş mesafesini artıran hayati bir bakımdır.
Matlaşmış ve sararmış farlar, ampulden çıkan ışığın dışarıya sağlıklı bir şekilde kırılmadan yayılmasını ciddi oranda engeller. Gece yolculuklarında görüş mesafenizin yüzde elliden fazla düşmesine neden olan bu durum, karşıdan gelen sürücülerin de sizi fark etmesini zorlaştırır. Ayrıca araç muayene istasyonlarında sararmış ve ışık geçirgenliğini kaybetmiş farlar ağır kusur veya hafif kusur olarak rapora yansımakta, kimi zaman muayeneden geçmenize engel olmaktadır. Doğru teknikler ve uygun ekipmanlar kullanılarak yapılan bir sararmış far parlatma uygulaması, yeni bir far takımı satın alma maliyetinden sizi kurtarırken aynı zamanda sürüş kalitenizi ve güvenliğinizi maksimum seviyeye çıkarır.
Ev ortamında kendi imkanlarınızla araç farı parlatmak mümkündür ve doğru malzemeler seçildiğinde oldukça başarılı sonuçlar verir. Evde far temizliği yaparken en sık kullanılan malzemeler arasında sulu zımpara kağıtları (800, 1500, 2000 ve 3000 grit), plastik pastası veya oto pastası, mikrofiber bezler, maskeleme bandı ve yüzeyi korumak için seramik kaplama veya UV koruyucu sprey yer alır. İşleme başlamadan önce farın etrafındaki kaporta boyasını korumak amacıyla maskeleme bandı ile far çevresini titizlikle bantlamak gerekir. Bu hazırlık aşaması, zımparalama veya pastalama sırasında aracın boyasına kazara zarar vermenizi kesin olarak engeller.
Zımparalama işlemine ıslatılarak kullanılan sulu zımparalar ile başlanır. Düşük kalınlıktan yüksek kalınlığa doğru (örneğin sırasıyla 1000, 2000 ve 3000 grit) far yüzeyi sürekli su püskürtülerek dikey ve yatay hareketlerle zımparalanır. Bu adım, sararmış ve oksitlenmiş üst katmanı tamamen kazır. Zımpara sonrası far yüzeyi süt beyazı bir matlığa bürünür; bu durum sürecin doğru ilerlediğini gösterir. Ardından mikrofiber bez veya polisaj süngeri yardımıyla kaliteli bir oto far parlatma pastası yüzeye uygulanır. Dairesel ve baskılı hareketlerle uygulanan pasta, far üzerindeki mikron düzeyindeki çizikleri doldurarak yüzeyin tamamen şeffaf ve pürüzsüz hale gelmesini sağlar.
Amatör uygulamaların yetersiz kaldığı derin çizikli veya aşırı kemikleşmiş sararmalarda profesyonel far temizleme çözümlerine başvurmak en mantıklı adımdır. Profesyonel oto bakım merkezlerinde bu işlem genellikle yüksek devirli polisaj makineleri, özel agresif keçeler ve endüstriyel Plastik Restorasyon bileşenleri ile gerçekleştirilir. Belli aşamalardan geçen yüzey, polisaj makinesinin oluşturduğu ısı ve sürtünme sayesinde tam anlamıyla pürüzsüz bir cam görünümüne kavuşur. Profesyonel süreçlerin en büyük avantajı, yüzeydeki mikroskobik girintilerin tamamen düzeltilmesi ve işlemin kalıcılığının çok daha uzun ömürlü olmasıdır.
Son dönemde oldukça popüler hale gelen bir diğer yöntem ise buharlı far temizleme ya da zımparasız far temizleme setleri olarak bilinen klorform bazlı ısıtmalı sistemlerdir. Bu yöntemde, far yüzeyi hafifçe zımparalandıktan veya özel solüsyonla temizlendikten sonra ısıtıcı kupa içerisindeki kimyasal sıvı buharlaştırılır. Oluşan buhar far yüzeyine tutulduğunda, polikarbonat plastiğin üst yüzeyini eriterek reaksiyona girer ve saniyeler içerisinde yüzeyi sıfır km bir far gibi pürüzsüz ve şeffaf hale getirir. Isıtmalı buhar yöntemi hem zamandan tasarruf sağlar hem de fardan minimum düzeyde malzeme eksilterek uzun vadeli ve kusursuz bir berraklık sunar.
Far temizleme ve parlatma işlemleri tamamlandıktan sonra yapılan en büyük hata, far yüzeyini korumasız bir şekilde bırakmaktır. Temizlik esnasında farın fabrikasyon UV koruyucu katmanı tamamen kazındığı için, koruma uygulanmayan farlar güneş ışığına maruz kaldığında 2-3 ay gibi kısa bir sürede eskisinden daha kötü şekilde sararabilir. Far parlatma sonrası kalıcılığı sağlamak için yüzeye mutlaka kaliteli bir UV engelleyici koruma ürünü, vernik, seramik kaplama veya şeffaf PPF far koruma filmi uygulanmalıdır. Bu koruyucu katmanlar, ultraviyole ışınlarının plastik yapıyı yeniden deforme etmesini engeller.
Farların tekrar sararmasını önlemenin bir diğer yolu da rutin araç yıkama alışkanlıklarını gözden geçirmektir. Aşırı alkali veya asidik içeriğe sahip kalitesiz oto şampuanları, fırça kullanımı ve güneş altında kuruyan agresif kimyasallar far plastiğinin yapısını bozar. Aracınızı yıkarken yumuşak sünger veya mikrofiber eldiven tercih etmek, yıkama sonrası farları ıslak bırakmayıp kurulamak ve belirli aralıklarla far yüzeyine sıvı hızlı cila veya far koruyucu sprey uygulamak işlemin ömrünü yıllarca uzatacaktır. Garaj imkanı varsa aracı direkt güneş ışığı almayan gölge alanlara park etmek de farların ömrünü uzatan önemli faktörler arasındadır.
Sürücüler arasında far temizliği ile ilgili internette dolaşan pek çok yanlış bilgi ve pratik efsane bulunmaktadır. Bunların başında diş macunu, karbonat veya sirke gibi ev içi temizlik malzemeleri ile far parlatma iddiası gelir. Diş macunlarının içerisinde mikro tanecikler bulunduğu için anlık olarak hafif bir parlaklık sağlasa da, kimyasal yapısı polikarbonat plastik için uygun değildir ve kalıcı bir çözüm sunmaz. Aksi takdirde kısa süre sonra far yüzeyinde daha derin matlaşmalar oluşabilir. Gerçek ve uzun ömürlü bir sonuç için otomotiv sektörü için özel üretilmiş far parlatma pastası ve zımpara setleri tercih edilmelidir.
Bir diğer merak edilen konu ise farların içten kirlenip kirlenmediği ve far temizleme işleminin ne kadar süre dayandığıdır. Eğer far muhafazasında bir çatlak veya su tahliye tıpalarında eksiklik yoksa, sararmanın yüzde doksan beşi dış yüzeyde meydana gelir. Dolayısıyla farı sökmeden dışarıdan yapılan doğru bir uygulama sorunu büyük oranda çözer. Kaliteli bir işçilik ve UV koruma kaplaması ile desteklenmiş bir far parlatma uygulamasının ömrü, kullanım koşullarına bağlı olarak ortalama 1.5 ile 3 yıl arasında değişiklik göstermektedir. Belirli periyotlarla yapılan basit bakımlarla bu süreyi çok daha uzun yıllara yaymak mümkündür.
Bilgi Almak İçin